14 Şubat 2011 Pazartesi

Yemek yemek





Yemek yemegi cok seviyoruz MASALLAHHHH.... Tok evin ac kedisi surekli mama mama diyerek dolasiyor ortalikta. Artik doktorumuzun bize tavsiye ettigi yeme rutinleri iyice oturdu. En guzelide artik aksam yemeklerinde birlikte ayni sofrada ayni yemekleri yiyebiliyor olmak. Disari yemege ciktigimizda ozguruz ne istersen saglikli olmak kosuluyla hepsini hupletiyoruz birlikte. Bu kati gidalara ilk gectigimizde biz bodrumda yazliktaydik. Evin on terasinda mama sandalyemize oturup herseyi doke saca dagitarak elleyerek kafamiza gozumuze surerek kirlenerek yedik. Sonra hortumla yikadik temizledik. Simdi yemek yemeye ve yiyeceklere karsi bu ilgisini bu dokunma ve kesfetme bolumunu keyifli gecirmemizin sebep oldugunu dusunuyorum. Umarim birlikte hep boyle keyifle yemek yeriz tatli kizim. Afiyet olsun :)

Sanat calismalari



Hep dans, muzik ve spor ile ilgileniyoruz acaba Ozgenin sanata ilgisi varmi? Terazi burcu oldugu icin ben cok hevesliyim. Sanata karsi yetenegi olacagini dusunuyorum. Bu tezimden yola cikarak ona kocaman bir kagit ve boyalar getirdim okuldan. Once boyalara bakti inceledi sonra kagidin ustune cikti tepindi. Ben ona nasil resim yapacagini gostermeye calistim adini falan yazdim. Sonra onu boyalar ve kagit ile basbasa biraktim. Biraz karaladiktan sonra boyalari yemeye basladi. Ciddi ciddi kopardi hatta tadini begendi. Sonuc bizim resim isi bir sure daha rafa kalkti. Daha zamanimiz var galiba :)

Özge konuşuyor


Özge Destan 10 aylıktı ilk kez baba dedi. Sonra meme,mama geldi arkasından. Şimdi 16,5 aylık ve yaptıklarına ve söylediklerine inanamıyorum. Büyüdü kız oldu başıma...
Özge doğduğundan beri onu büyütmek gerçekten çok keyifli oldu, iletişim becerileri yüksek, algıları açık, bedensel gelişimi yaşına uygun bir bebekti.
Şimdi bir şey istediğinde istediği şeyin ilk hecesini söyleyerek ne istediğini çok net bir sekilde anlatıyor. Yemek istediğinde yeee yada mama, dışarı çıkmak istediğinde mo mo (mont), bebek gördüğünde bebii, su istediğinde tırhhhtt diyerek at sesi çıkarıyor. Kendinden çok emin ve ne istediğini iyi biliyor ve bize çok güzel anlatıyor. Müzik duyduğunda pa paa (party) diyerek dans etmeye başlıyor, ellerini çırpıyor. Annemi sabahlari Ebru Salli ile pilates yaparken gormus ve hemen ogrenmis bizim ki Pilates yapıyor.Daha komigi bacagini yukari assagi hareket ettirirken bir yandanda puff puff diyerek nefes veriyor :))
Tek heceli harflerden sonra iki hecelilere gecis yapti veee obur annenin obur kizi ilk bilav dedi. Pilavi bende cok severim ama esas bomba babaannede iken pirinc posetini bulup bilav bilav diyerek bizden pilav istemesi oldu. Yaptik afiyetle yedik :)
En guzelide komutlari anliyor olmasi, getir gotur islerine bile basladik. Eve biri geldiginde ona terlik bile veriyor. Renklerle arasi super, kendi esyalari ile birlikte bizimkileri de taniyor. Akilli kizim benim aferin sana :)

12 Şubat 2011 Cumartesi

Anneanne ve dede




Tatil dönüşü Özgeyi bol bol kokladıktan sonra başladık gezmeye önce Anneanne ve dedemizle parka gittik. Biz yokken Özge ellerinden tutup onları parka götürmüş evin kapısına gelip ayakkabılarını ve montunu istemiş sonrada onların ellerinden tutup paa paa diyerek yollara düşmüşler. Annem emekli ilkokul öğretmeni olduğu için belkide özel olarak ilgilenmiş torunuyla, yeni oyunlar yeni şarkılar ve tabiki yeni kelimeler :)
İnsan çocuğu olunca daha bir farklı yaklaşıyor bu aile işlerine, istiyorsun ki şöyle anneannesini, babaannesini, halasını, dayısını, amcasını bilsin onları sık sık görsün. Normalde ben çok aramam aile fertlerini kocam ve arkadaşlarım yeter bana fakat Özgeden sonra durum başka...
Özden aileci,

Özgesiz ilk tatil




Özge Destanı İzmirden gelen anneanne ve dedesiyle birlikte Emisine emanet ederek yıllardır sabırsızlıkla beklediğim isviçrede kayak tatilimize çıktık. Sömestr tatilinin ilk haftası sevgilimle başbaşa yollara düştük.
Hayalimiz bol bol uyuyacağız bol bol kayacağız. Herşey harika başladı ilk gün sabah erkenden kalktık 9 treniyle tepedeydik hemen lifte atlayıp zirveye çıktık. Avrupanın en yüksek noktası Jungefrau dağından kayarak aşağıya indik. İkinci gün biraz ağrılı olmakla birlikte yine zirvedeyiz tüm gün full kaydık. Veee 3 günden sonra bir özlem ateşi sardıkı içimi işte bunu hiç beklemiyordum. Özlerim kızımı diyordum ama içimin bu kadar yanacağı, burnumda tüteceği aklıma gelmemişti.
Özge her ev telefonu çaldığında koşarak gelip anne baba diyormuş. Telefonla konuşurken telefonu öpüyor, bizim salondaki resimlerimizin yanına gidip annne baba ciciii diyormuş. Kısacası kızımı çok özledim onsuz bir daha 3 günü aşan tatillere gitmek istemiyorum. Herşey her yer onunla paylaşınca güzelmiş. Özden anne :))